Gün içinde ana öğünlerin arasında bir şeyler yemek, sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez kurallarından biri olarak görülüyor.
Sabah kahvaltısı ile öğle yemeği, öğle yemeği ile akşam yemeği arasında tüketilen meyveler, kuruyemişler veya küçük atıştırmalıklar, çoğu zaman metabolizmayı hızlandırmak ve açlığı kontrol altında tutmak amacıyla tercih ediliyor.
Cumhuriyet’e konuşan diyetisyen Gürkan Hınız, ara öğünlerin herkes için zorunlu olmadığını belirterek beslenme düzeninin kişinin gereksinimlerine, yaşam koşullarına ve açlık hissine göre şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. Hınız’a göre sağlıklı yetişkinlerin, yalnızca alışkanlık haline geldiği veya saati geldiği için ara öğün yapmaları gerekmiyor.
‘MODERN ZAMAN DAVRANIŞI’
Ara öğünlerin fizyolojik bir zorunluluktan çok modern yaşamın şekillendirdiği bir beslenme davranışı olduğunu belirten Hınız, sağlıklı yetişkinlerin yeterli ve dengeli ana öğünlerle günlük besin gereksinimlerini karşılayabildikleri durumda ara öğün yapmak zorunda olmadıklarını ifade etti.
Hınız, “Ara öğünler fizyolojik bir gereklilik olmaktan ziyade modern hayatın şekillendirdiği bir beslenme davranışı” diyerek ara öğünlerin herkes için aynı öneme sahip olmadığının altını çizdi. Sağlıklı bir yetişkinin her gün mutlaka ara öğün yapması gerektiği yönündeki yaygın inanışın güncel bilimsel verilerle desteklenmediğini aktaran Hınız, ana öğünlerde yeterli besin öğelerini alan kişilerin ara öğün konusunda kendilerini zorunlu hissetmemeleri gerektiğini vurguladı.
‘KENDİ GEREKSİNİMLERİNİZİ TANIYIN’
Beslenme düzeninin yalnızca saatlere göre oluşturulmaması gerektiğini belirten Hınız, kişinin kendi gereksinimlerini tanımasının önemine dikkat çekti. Ara öğün konusunda dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de açlık hissi ortaya çıkmadan, yalnızca saat geldiği için yemek yemek.
Hınız’a göre sağlıklı bireylerin bedenlerinin doğal sinyallerini dikkate almadan sürekli bir şeyler tüketmeleri gerekmiyor. Bununla birlikte ara öğünlerin planlı bir beslenme stratejisi olarak kullanılabileceğini ifade eden Hınız, kilo vermek isteyen ve akşam yemeğinde iştahını kontrol etmekte zorlanan bir kişinin, ana öğün öncesinde küçük bir ara öğün tüketebileceğini söyledi. Bu durumda ara öğün amacı, kişinin açlık ve iştah yönetimini desteklemek oluyor.
‘GEÇMİŞTEN GELİYOR’
Az miktarlarda ve sık sık yemek yemenin metabolizmayı sürekli aktif tuttuğu düşüncesinin geçmişten gelen bir beslenme tavsiyesi olduğunu aktaran Hınız, öğün sayısını artırmanın metabolik açıdan avantaj sağladığının söylenemeyeceğini belirtti. Hınız asıl önemli olanın besinlerin gün boyunca kaç parçaya bölünerek tüketildiğinden çok, planının kişinin gereksinimlerini karşılaması olduğuna dikkat çekti.





